DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
ALTIN 411,42
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
13°C
Sağanak Yağışlı
Paz 9°C
Pts 9°C
Sal 14°C
Çar 14°C

TÜBİTAK’ta üretilen ilk set tek kristal türbin kanatları TEI’ye teslim edildi

TÜBİTAK’ta üretilen ilk set tek kristal türbin kanatları TEI’ye teslim edildi
Örnek Resim
21.02.2021
A+
A-

TÜBİTAK MAM tarafından tek kristal formunda üretilen ve ilk defa set halinde teslim edilen türbin kanatları, TEI’nin 5 numaralı TS1400 motorunda kullanılacak.

TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü Yüksek Sıcaklık Malzemeleri Araştırma, Geliştirme ve Onarım Mükemmeliyet Merkezi’nde düzenlenen tek kristal türbin kanadı teslim törenine, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve TEI Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mahmut Akşit ile projede görev alan araştırmacılar katıldı.

Prof. Dr. Mandal, burada yaptığı konuşmada, Malzeme Enstitüsü ve TEI’nin birlikte çalışması sonucu en kritik teknolojiler arasında yer alan tek kristal türbin kanatlarının başarıyla üretildiğini söyledi.

Tek kristal teknolojisine sahip olmanın zorluğuna işaret eden Mandal, 1400 derece sıcaklıkta, yüksek basınç altında ve korozyon ortamında çalışacak bir malzemeden bahsettiklerine dikkati çekti.

Mandal, hem soğutmalı sistemin hem de soğutmasız sistemin kendi çapında tasarımından üretimine kadar bir öğrenme sürecini kapsadığını vurgulayarak, “Dolayısıyla buradaki üretimin yanında aynı zamanda bizim burada kazandığımız yetkinlik ve yeteneğin, malzeme teknolojilerinin ülkemizin özellikle savunma sanayisindeki gelişimi ve sürdürebilirliği noktasında da bir önem arz ettiğini düşünüyorum.” dedi.

“Ülkemiz için gerçekten önemli bir kazanım”

Zor koşullar altında çalışan ve bazen ithalatı mümkün olmayan türbin kanatlarını TEI ile birlikte geliştirdiklerini ve ilk setin teslimatını yaptıklarını dile getiren Mandal, şunları kaydetti:

“Bu gerçekten ülkemiz için önemli bir kazanım. Yerli ve milli üretimle ilgili hep şu söyleniyordu; ‘Evet, helikopteriniz var ama bunun motoru yerli mi?’ Evet, artık şu an TEI bunu yerli üretebiliyor. Evet, motor var ama motorun içindeki bileşenler yerli ve milli üretilebiliyor mu? Evet, şu an ülkemizin ilk yerli ve milli turboşaft motorunun en zor bileşeni olan türbin kanatlarını TÜBİTAK MAM tarafından üretebiliyoruz. Bu teknoloji oldukça kritik ve dünyada çok sınırlı sayıda ülke bu teknolojiye sahip. Oldukça kompleks ve zor bir tasarım, bunları yapabilmek kolay bir süreç değil. Biz bunu gerçekleştirdik. Tabii ki bu biten bir süreç değil. Mutlaka devamı da var. TÜBİTAK Malzeme Enstitüsü ve TEI imzalanan Havacılık Motor Malzemeleri Geliştirilmesi-Cevher Projesi ile artık bu ve benzer uygulamalara yönelik Nikel bazlı süperalaşımları ham maddeden başlayarak üretebilecek.”

“TÜBİTAK MAM’daki arkadaşlarımız ihtiyacımız olan kanat teknolojisini kazandırdılar”

TEI Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mahmut Akşit de Sabancı Üniversitesinde öğretim üyesi olduğu dönemde aynı zamanda EÜAŞ’ın da yönetim kurulu üyesi olduğunu söyledi.

O dönemde enerji üreten endüstriyel gaz türbinlerinin üretimini yapmak için girişimde bulunduklarını ve bu sayede söz konusu altyapıyı TÜBİTAK MAM’a kazandırdıklarını anlatan Akşit, TEI Genel Müdürlüğüne geçtikten sonra en kritik parçalardan birinin yine türbin kanadı olduğunu çünkü yüksek teknoloji içerdiği için “export control” bir ürün olduğunu kaydetti.

Akşit, kanadın kendisini satsalar bile teknolojisini, nasıl üretildiğini ve bunun gibi şeyleri paylaşmadıklarına dikkati çekerek, TÜBİTAK MAM’ın sahip olduğu altyapıyı bildikleri için kanat teknolojisini burada geliştirmeye karar verdiklerini ifade etti.

Uçak motorlarında kullanılan kanatçıkların daha küçük olmasına rağmen daha yüksek teknoloji ve daha çok zorluk içeren bir proses olduğunu vurgulayan Akşit, “Çok şükür TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü’ndeki arkadaşlarımız bunu da alınlarının akıyla başardılar ve ihtiyacımız olan kanat teknolojisini bize kazandırdılar.” dedi.

“İlk defa tam set olarak bir arada görmek nasip oldu”

Akşit, teslim alınanların TÜBİTAK’ın ürettiği ilk türbin kanatları olmadığını, daha önce TAI’ye teslim ettikleri motorda bu kanatların kullanıldığını fakat o dönemde tören yapamadıklarını söyledi.

Daha önceki türbin kanatlarını tamamladıkça peyderpey aldıklarını belirten Akşit, şunları ifade etti:

“Burada gördüğünüz tam bir motorluk set. Hem birinci kademe tek kristal ama içerden soğutmalı kanatlar ki bu çok daha zor hem de ikinci kademe yine tek kristal ama içeriden soğutma kanatları olmayan kanat tipi. Bunu bizim 5 numaralı motorumuzda kullanmayı hedefliyoruz. Daha önceki TAI’ye verdiğimiz motorlardakiler teslim edilmişti. Bu 5 numaralı motorumuzun tam seti. İlk defa tam set olarak bir arada görmek nasip oldu.”

Akşit, 4 numaralı motoru ürettiklerini ve testlerinin devam ettiğini belirterek, “5 Aralık’ta ilk milli helikopter motorumuz TS1400’ü teslim etmiştik. Bu kanatlar da 5 numaralı TS1400 motorumuza inşallah monte edilecek. Gökbey helikopterinde çalışacak inşallah bunlar.” diye konuştu.

Bir motordaki en kritik parçalar sıralandığında ilk sırada birinci kademe kanatların geldiğine işaret eden Akşit, “Sonra belki yanma odası gelebilir, sonra ikinci kademe kanatlar gelir sıcaklık ve teknolojinin zorluğu olarak. Kompresör tarafı da çok zordur ama en zoru birinci kademe tek kristal kanatlardır. En kritik parça. Bunu yapamazsanız motoru çalıştıramazsın demeyeyim, çalıştırsanız da güç üretemezsiniz. Yüksek sıcaklığa çıkamazsınız.” ifadelerini kullandı.

Akşit, tek kristal türbin kanatlarının motorlardaki işlevine ilişkin şunları söyledi:

“Bütün jet motorları diğer fosil yakıtlı motorlar gibi ısınan havanın genleşmesiyle çalışıyor. Havayı nasıl ısıtıyoruz? Yakıtı içine koyup kibriti çakarak havanın ısınmasını, genleşmesini sağlıyoruz. Bu olayı gerçekleştirmek için de kompresörden havayı alıp sıkıştırmamız gerekiyor. Eğer havayı sıkıştırmazsak yüksek basınca, yanma olayı çok yavaş olur ve aynı motordan çok daha düşük güç elde ederiz. Birim zamanda elde ettiğimiz güç azalır. O yüzden yüksek basınca ulaştırıyoruz. Daha verimli yansın, birim zamanda motordan daha fazla çıktı alalım diye. Böyle olunca da arkadan fırlayan gazı direkt itkide kullanmak yerine oradaki enerjinin bir kısmını bu sıcak kanatlara çarptırarak dönme hareketine çeviriyoruz, o da kompresördeki havayı emip sıkıştırma işini destekliyor. Bu kanatlar olmasa motorun çalışması mümkün değil. Yani kompresörü bu kanatlar ciddi bir güç harcayarak çalıştırıyorlar.”

Konuşmaların ardından Mandal, Akşit’e ilk set türbin kanatlarının teslimini yaptı.

Mandal ve Akşit daha sonra Yüksek Sıcaklık Malzemeleri Araştırma Geliştirme ve Onarım Mükemmeliyet Merkezi’nde incelemelerde bulundu.

Örnek Resim
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

error: Bu sayfadaki tüm içerikler korunmaktadır !