DOLAR 6,8627
EURO 7,774
ALTIN 397,212
BIST 114808,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Az Bulutlu
Reklam
Reklam

”İnsan Merkezli Finans” Başlıklı Makale Paylaştı!

”İnsan Merkezli Finans” Başlıklı Makale Paylaştı!
Örnek Resim
0

Çözüm Tasarruf A.Ş. Kurucu Ortaklarından Veysel MERT  Sosyal Medya Hesabından ”İnsan Merkezli Finans” Başlıklı Bir Makale Paylaştı!

İnsan Merkezli Finans temalı değerlendirme ve düşüncelerimi kaleme aldığım makaleyi paylaşmak istiyorum. Bu makale akademik bir içerik barındırmamakla birlikte , görüşlerim sadece şahsımı bağlamaktadır; Açıklamasında bulundu.

İnsan Merkezli Finansın Unsurları

“İnsan Merkezli Finans” tabiri ile tam olarak ifade edilmek istenenin ne olduğunu açıklamadan önce, içerdiği unsurları ve ilişkili olduğu temel kavramları tek tek incelemek faydalı olacaktır.

1.1. Finans

İlk olarak “Finans” kavramını açıklayalım. Finans, yeryüzünde insanlar ve toplumlar arasında takasın, alışverişin düzenleyicisi ve yönetimi olarak kurgulanmış olan mali sistemin genel adıdır. İnsanlar sahip oldukları inançlar için nasıl ki bir düzenleyici sisteme tabi olmakta ve manevi yaşamlarını bu “din” üzerine kurgulamaktaysa, sahip oldukları maddi değer taşıyan unsurların yönetimi ve düzenleyicisi olmak üzere bir sistem geliştirme ihtiyacı da duymuş ve bu düzenlemelerin tamamına “Finans” ismini vermişlerdir.

1.1.1. Finans ve Din İlişkisi

Finans ve Din, maddi ve manevi yaşamlarımızı düzenleyen iki terimdir. Din -manevi yaşamımızı düzenleyici olan kurgu- içerisinde insan, merkezdir. Herhangi bir ayrım yapılmaksızın -bir yaratıcının varlığını inkar halinde olan inanışları dahi- “Din” olarak kabul edersek, kendisini ifade ederken insanı ve insan hayatını muhatap almaktadır. Din genel olarak bir insanın günlük yaşantısını ıslah eden, “İdeal insan nasıl olmalı?” sorusunu yanıtlayan kurallar ve kaideler bütünü olarak kabul edilebilir. Bir takım ritüeller ve detayları göz ardı edersek, dinin her emri insanı işaret etmektedir. Komşulukları, aile ilişkilerini, toplumsal yaşamın kaidelerini, kısacası dünü, bugünü ve yarını özetler.

Hatta din, her ne kadar manevi yaşamımızı düzenliyor desek de pek çok inanış mali yaşama dair kaideler de koymak suretiyle aslında çok daha kapsayıcı ama merkezinde insanı muhafaza eden bir inancı öğütler. Bir insanın ne şekilde temizlik yapması gerektiğine, ne yiyip ne yememesi gerektiğine, bir ortama girdiğinde nasıl selamlama yapması gerektiğine, bir hastaya ziyaretinin, bir taziyenin bir kutlamanın nasıl yapılması gerektiğine dair detaylar barındıran bir sistem tabii ki “insan merkezli” olarak ifade edilmeli değil midir?

Peki günümüzde finansal sistemlerin temelinde ve merkezinde tam olarak ne var? Herkesin ortak bir şekilde yanıt vereceği üzere mevcut mali düzen kapitali ve kapital sahiplerini yüceltirken, kapital erişimi kısıtlı olan çok geniş kitlelere ise son derece mesafeli ve bir o kadar yıpratıcı bir tavır içerisindedir.

İnsan nasıl ki din tanımları içerisinde merkezde konumlu ise finans tanımlanırken de tam olarak merkezde konumlandırılmalıdır.

1.1.2. Finans ve İnsan

“…İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, insan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu, insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu….”

*Yukarıdaki paragraf 10 Aralık 1948 tarihli, 217/A sayılı Birleşmiş Milletler Kararının , (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi) giriş metinleridir.

Paragraf içerisinde atıfta bulunulduğu üzere “İnsanlık Ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük , adalet ve barışın temeli olduğu” tartışmasız kabul edilmelidir. İnsanların korku ve yoksunluktan kurtulması için 30 madde ile tanımlanmış bu bildirgenin her bir maddesinin dikkatli şekilde ele alınarak “Finans” adına da çıkarımlar yapılması önem taşımaktadır.

Madde 1: “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.”

O halde “İnsan Merkezli Finans” özgürlükçü, onurlu ve haklar bakımından eşit imkanlar sunan bir içeriğe sahip olmalıdır. Finansal kaynaklara erişimin toplumun her bireyi için aynı mesafede olması , sadece aklın değil vicdanın da bu düzenlemeler de önemli bir girdi olması gerektiği ifade edilmiştir.

“İnsan Merkezli Finans” aklın ve vicdanın müşterek çalışmasıdır.

Madde 2:

“Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir. Ayrıca, bağımsız, vesayet altında ya da kendi kendini yönetemeyen ya da egemenliği başka yollardan sınırlanmış bir ülke olsun ya da olmasın, bir kişinin uyruğu olduğu ülke ya da memleketin siyasal, hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanarak hiçbir ayrım yapılamaz.”

Bu maddede, 1. Maddede olduğu gibi eşitlik tema alınırken, bir takım mensubiyet ya da mülki haklar dahilinde segmente edilmesine itiraz etmektedir. Günümüzde belki de en büyük sorun farklı gelir grubu segmentleri tanımlanmak suretiyle çok geniş kitleler mali sistemin uzaklarına itilmektedir.

İnsan Merkezli Finans ise bu kaygılardan uzak bir tutum ve duruş ile her bireye aynı mesafede ve ayrımcı olmayan bir tutumdadır.

Madde 3:

“Herkesin yaşama hakkı ile kişi özgürlüğü ve güvenliğine hakkı vardır.”

Madde 4:

“Hiç kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; her türden kölelik ve köle ticareti yasaktır.”

Madde 3 ve 4, özgürlükçü içerikler ve ifadeler ile aslında “İnsan Merkezli Finans”ın uygulamaları ile insanlara getirdiği yük ve sorumluluklar ile günlük yaşamı adeta bir köle gibi yaşamasının önüne geçmesi gerektiğini dile getirmektedir.

“İnsan Merkezli Finans” köleliği reddeder.

Madde 5:

“Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da ceza uygulanamaz.”

Madde 6:

“Herkesin, nerede olursa olsun, yasa önünde bir kişi olarak tanınma hakkı vardır.”

Madde 7:

“Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu bildirgeye aykırı herhangi bir ayrımcılığa ve ayrımcı kışkırtmalara karşı eşit korunma hakkına sahiptir.”

Madde 8:

“Herkesin anayasa ya da yasayla tanınmış temel haklarını ihlal eden eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yolundan yararlanma hakkı vardır.”

Madde 9:

“Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.”

Madde 10:

“Herkesin, hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinde ve kendisine herhangi bir suç isnadında bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından tam bir eşitlikle, hakça ve kamuya açık olarak yargılanmaya hakkı vardır.”

Madde11:

a. “Kendisine cezai bir suç yüklenen herkesin, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı, kamuya açık bir yargılanma sonucunda suçluluğu yasaya göre kanıtlanıncaya kadar suçsuz sayılma hakkı vardır.”

b. “Hiç kimse, işlendiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan herhangi bir fiil yapmak ya da yapmamaktan dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye, suçun işlendiği sırada yasalarda öngörülen cezadan daha ağır bir ceza verilemez.”

Madde 5,6,7,8,9,10 ve 11 aslında muhteviyatları ile yasalar karşısında eşitlik, adil yargılanma, savunma hakkı gibi detaylara yer vermektedir. İnsan merkezli finansa ait düzenlemelerin anayasadan başlayarak yasa ve yönetmelikler ile belirlenen ilkeler bütününde birey haklarını koruyan bir takım metinlere yer vermesi, kapital ve işletme hak ve menfaatleri göz ardı edilmeksizin merkezde anılmaktan uzak bir yaklaşıma yer verilmesi gerekmektedir. İnsan merkezli finansın, insanı temel alan bir ilkeler külliyatına ihtiyacı vardır.

Günümüzde imza altına alınan onlarca sayfalık sözleşmelerin aslında insana ne kadar ağır sorumluluklar ve ödevler yüklediği tartışmasızdır.

“İnsan Merkezli Finans” uygulamalarında, insana adeta zulmeden ceza ve muamelelere yer vermez. Yalın ve anlaşılır metinler ile kolaylaştıran, imkan ve olanak alanları açan yapıcı bir tutum içerir.

Madde 12:

“Hiç kimsenin özel yaşamına, ailesine, evine ya da yazışmasına keyfi olarak karışılamaz, onuruna ve adına saldırılamaz. Herkesin, bu gibi müdahale ya da saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkı vardır.”

Madde 12, özet olarak mahremiyete atıfta bulunur.

“İnsan Merkezli Finans” kişi ve kişi haklarının mahremiyetine saygı gösteren , kişi itibarına saldırı ve ifşa sayılabilecek uygulamalara yer vermemelidir.

Madde 13:

a. “Herkesin, her Devletin sınırları içinde seyahat ve oturma özgürlüğüne hakkı vardır.”

b. “Herkes, kendi ülkesi de dahil, herhangi bir ülkeden ayrılma ve o ülkeye dönme hakkına sahiptir.”

Madde 14:

a. “Herkesin, sürekli baskı altında tutulduğunda, başka ülkelere sığınma ve kabul edilme hakkı vardır.”

b. “Gerçekten siyasal nitelik taşımayan suçlardan kaynaklanan ya da Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı fiillerden kaynaklanan kovuşturma durumunda, bu hak ileri sürülemez.”

Madde 15:

a. “Herkesin bir ülkenin yurttaşı olmaya hakkı vardır.”

b. “Hiç kimse keyfi olarak uyrukluğundan yoksun bırakılamaz, kimsenin uyrukluğunu değiştirme hakkı yadsınamaz.”

Madde 13,14 ve 15 genel olarak dolaşım hakları, yerleşim hakları ve ait hissetme haklarına atıfta bulunmaktadır.

İnsan Merkezli Finansta, kişi kendisine sunulan finansal kaynaklar arasında da özgürce seyahat edebilmeli, tercihleri arasında değişikliklere gitme hakkı ve mevcut finansal sistemin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu kabul eden bir anlayışla yaklaşım göstermesi gerekmektedir.

Madde 16:

a. “Yetişkin erkeklerle kadınların, ırk, uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, evlenmeye ve bir aile kurmaya hakkı vardır. Evlenmede, evlilikte ve evliliğin bozulmasında hakları eşittir.”

b. “Evlilik, ancak evlenmeye niyetlenen eşlerin özgür ve tam oluruyla yapılır.”

c. “Aile, toplumun doğal ve temel birimidir; toplum ve devlet tarafından korunur.”

Madde 16, aileye atıfta bulunmaktadır. Toplumun en küçük çekirdeği olan ailenin , İnsan merkezli finans anlayışında özel olarak korunması , kişilerin finansal tercihleri nedeniyle aile bütünlüğünü zedeleyici bir takım içerikler barındırmaması gerekir.

Toplum ve devlet tarafından korunan ailenin “İnsan Merkezli Finans” anlayışı ile de korunması gerekir.

Madde 17:

a. Herkesin, tek başına ya da başkalarıyla ortaklık içinde, mülkiyet hakkı vardır.

b. Kimse mülkiyetinden keyfi olarak yoksun bırakılamaz.

Madde 17, mülkiyet hakkına atıfta bulunmaktadır. İnsan merkezli finans bu hakkın en doğru şekilde kullanılabilmesi için, insanlara edinimi ve mülkiyeti mümkün kılan enstrümanlar geliştirmesi gerekliliğini gösterir.

Günümüz insanının en temel ihtiyaçları için dahi mülkiyet hakkından mahrum kaldığını düşünüldüğünde, “İnsan Merkezli Finans”ın mülkiyet edinme hakkına özel anlam ve önem atfetmesi, insanları nasıl mülkiyet sahibi olabiliri özellikle irdelemesi gerekir.

Madde 18:

Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak, din veya inancını değiştirme özgürlüğünü ve din veya inancını, tek başına veya topluca ve kamuya açık veya özel olarak öğretme, uygulama, ibadet ve uyma yoluyla açıklama serbestliğini de kapsar.

Madde 19:

Herkesin kanaat ve ifade özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak, müdahale olmaksızın kanaat taşıma ve herhangi bir yoldan ve ülke sınırlarını gözetmeksizin bilgi ve fikirlere ulaşmaya çalışma, onları edinme ve yayma serbestliğini de kapsar.

Madde 18 ve 19 genel olarak inanç ve ifade özgürlüğüne yer vermektedir. İnsan merkezli finans, bireylerin inanç, düşünce ve iradelerine saygılı bir duruş göstermek zorundadır. Hassasiyetlerin özel olarak gözetildiği içeriklerin farklı enstrümanlar olarak kurgulanıp arz edilmesi önemli bir ödevdir.

Yine ayrıca “İnsan Merkezli Finans”, muhatap olduğu bireylere taleplerini rahatlıkla dile getirebildikleri ve onların talepleri doğrultusunda ürün ve hizmet geliştirmeyi şiar edinmelidir.

Madde 20:

a. Herkes, barış içinde toplanma ve örgütlenme hakkına sahiptir.

b. Hiç kimse, bir örgüte üye olmaya zorlanamaz.

Madde 21:

a. Herkes, doğrudan ya da serbestçe seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.

b. Herkesin, ülkesinde kamu hizmetlerinden eşit yararlanma hakkı vardır.

c. Halk iradesi, hükümet otoritesinin temelini oluşturmalıdır; bu irade, genel ve eşit oy hakkı ile gizli ve serbest oylama yoluyla, belirli aralıklarla yapılan dürüst seçimlerle belirtilir.

Madde 20 ve 21, örgütlü yaşam ve yönetimde temsili anlatır.

“İnsan Merkezli Finans”, örgütlü modelleri teşvik eder, birlikteliğin, kolektif şuurun önemine dikkat çeker. Birlikteliğin faydanın temeli olduğunu kabul eder. Bu vesile ile oluşacak birlikteliklerin finans yönetiminde seçilmiş temsilciler ile temsiline fırsat sağlar.

Madde 22:

Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, toplumsal güvenliğe hakkı vardır; ulusal çabalarla, uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenme ve kaynaklarına göre herkes insan onuru ve kişiliğin özgür gelişmesi bakımından vazgeçilmez olan ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir.

Toplumsal güvenliğe dikkat çeken 22. Madde bizlere insan merkezli finansın , bu sistemin paydaşlarına güvenli bir alan açması gerektiğini, sürdürülebilir, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı ile hizmet vermesi gerektiğini ifade eder.

Madde 23:

a. Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.

b. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.

c. Çalışan herkesin, kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeyde, adil ve elverişli ücretlendirilmeye hakkı vardır; bu, gerekirse, başka toplumsal korunma yollarıyla desteklenmelidir.

d. Herkesin, çıkarını korumak için sendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı vardır.

Madde 23 bizlere çalışma, ücretlendirme ve örgütlenme haklarını anlatır.

“İnsan Merkezli Finans”, faaliyetleri ile topluma ve ekonomiye karşı sorumludur. Her hamlesi ile toplum paydaşlarına istihdam imkanları sağlayan, doğru ücret ve gelir politikaları ile emekçisine kazandıran, çalışanlarına örgütlenmeyi teşvik eden bir tutum içerisinde olmalıdır.

Madde 24:

Herkesin, dinlenme ve boş zamana hakkı vardır; bu, iş saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve belirli aralıklarla ücretli tatil yapma hakkını da kapsar.

Madde 25:

a. Herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve iyi yaşaması için yeterli yaşama standartlarına hakkı vardır; bu hak, beslenme, giyim, konut, tıbbi bakım ile gerekli toplumsal hizmetleri ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ya da kendi denetiminin dışındaki koşullardan kaynaklanan başka geçimini sağlayamama durumlarında güvenlik hakkını da kapsar.

b. Anne ve çocukların özel bakım ve yardıma hakları vardır. Tüm çocuklar, evlilik içi ya da dışı doğmuş olmalarına bakılmaksızın, aynı toplumsal korumadan yararlanır.

Madde 24 ve 25, insanların sağlığı, sosyal güvenlik metotlarına erişimini sosyalleşebilmeleri ve kişisel istirahat ve gelişimleri için ihtiyaç duydukları zaman dilimlerine atıfta bulunur.

İnsan Merkezli Finans, düzenleme ve hizmetlerinde sosyal güvenlik politikalarını destekler, sosyal yaşamın motivasyonu ve gelişimi için sorumluluk üstlenir.

Madde 26:

a. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel öğrenim aşamalarında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitim herkese açıktır. Yüksek öğrenim, yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır.

b. Eğitim, insan kişiliğinin tam geliştirilmesine, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu yerleştirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini güçlendirmelidir.

c. Ana-babalar, çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikli hak sahibidir.

Madde 27:

a. Herkes, topluluğun kültürel yaşamına özgürce katılma, sanattan yararlanma ve bilimsel gelişmeye katılarak onun yararlarını paylaşma hakkına sahiptir.

b. Herkesin kendi yaratısı olan bilim, yazın ve sanat ürünlerinden doğan manevi ve maddi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.

Madde 26 ve 27 eğitim ve kültürel yaşama katılım haklarını anlatır.

“İnsan Merkezli Finans”, gerek kendi hizmet alanında gerekse toplumun eğitim ve gelişimi için her türlü aksiyonu alır, mesleki ve meslek dışı gelişim programları ile hizmet alanı ve kamuya yararlı faaliyetlerde aksiyon alır.

Madde 28;

Herkesin bu Bildirgede ileri sürülen hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşebileceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.

Madde 29;

a. Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak sağlayan tek ortam olan topluluğuna karşı ödevleri vardır.

b. Herkes, hak ve özgürlüklerini kullanırken, ancak başkalarının hak ve özgürlüklerinin gereğince tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ile demokratik bir toplumdaki ahlak, kamu düzeni ve genel refahın adil gereklerinin karşılanması amacıyla, yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olabilir.

c. Bu hak ve özgürlükler, hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.

Madde 30;

Bu bildirgenin hiçbir hükmü, herhangi bir devlet, grup ya da kişiye, burada belirtilen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkı verecek şekilde yorumlanamaz.

Madde 28,29 ve 30, kişiye yüklenen ödev ve sorumluklar ile kendileri için çizilen sınırlara atıfta bulunur.

“İnsan Merkezli Finans”, bu finansal sistemin bütün paydaşların eşit haklarda hizmet alabilmesi için muhataplar arasında düzenleyici ve denetleyici bir faaliyet yürütür. Bir bireyin bir diğerine tahakkümünü reddeder ve bu konuda gerekli her türlü tedbiri alır. Tarif edilen ilkeler bütününde bir zemin oluşması için çalışmalarını yapar.

Sonuç olarak , İnsan Merkezli Finans tanımını ifade ederken ,

İnsanın yeryüzünün en büyük realitesi olduğundan hareketle, diğer her hususta olduğu gibi ihtiyaç duyduğumuz finansal sistemlerin ihdası esnasında da merkezde yer alması gerektiğini kabul etmek ve kaidelerini insan haysiyeti, onuru ve değerleri üzerine kurgulamalıdır.

Temelinde insana yer vermeyen hiçbir yapı baki olamayacağı gibi günümüz mevcut mali sistemleri de insandan uzaklaştıkça varlığı sorgulanır hale gelecektir. İnsan Merkezli Finans, insanın ta kendisidir.

Örnek Resim
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

error: Bu sayfadaki tüm içerikler korunmaktadır...!!!